Hemen Kullanmaya Başla. Ücretsiz Üye Ol!

İnsan, Beşeri İlişkiler ve İnovatif Adaptasyon

İNSAN HER KOŞULA ADAPTE OLABİLEN BİR VARLIKTIR.

Dünya’yı etkisi altına alan Koronavirüs salgını sebebiyle “Evde Kal” çağrısına ayak uydurmaya çalışsam da, ömrü çalışmayla geçmiş biri olarak kısıtlı süre de olsa ofise uğrayıp işleri kontrol etmekten vazgeçemiyorum. 50 yıllık alışkanlığı bir anda kesmek zor. Tabi maske, eldiven, gözlük gibi ekipmanları bulundurmak şartıyla. Umarım bu salgın bir an evvel Dünya’ya bir tehdit olmaktan çıkar ve bu kötü günleri hep birlikte daha da güçlenerek aşarız.

Koronavirüs bize yeni bir dünyaya adapte olacağımızın sinyallerini verdi ve hayatımızda artık birçok şeyin değiştiğini görüyor, daha da bir çok şeyin değişeceğini öngörebiliyoruz.

Sanayicinin hayalleri ömründen uzundur derler, bizimde hayallerimiz için her gün işimizin başında olmamız gerekiyor. Toplantılar, planlamalar, yeni siparişler, yeni yatırımlar, stratejiler, müşteri ilişkileri, finans… Hiç bitmesini istemediğim bir koşturmanın içerisinde 64 yaşında bir iş insanı olarak yoğun bir istek ve arzuyla üretmeye devam ediyorum. Ama bazı alışkanlıklarımız bu süreçte değişiyor ve dijital platformların kullanımı daha fazla önem arz ediyor.

İşim gereği teknolojiye her daim yakın olan biri olmuşumdur. Üretim tesisimizde dijital veri yönetimine önem veriyoruz, siparişten üretim sürecine kadar her şey uzaktan yönetilebilse de üretim bu sancılı süreçte maalesef bu şekilde olmuyor. Ama insanoğlu her koşula adapte olabilen bir varlıktır, salgın öncesi normal sürdürdüğü yaşamını bu süreçte adapte olduğu yeniliklerle yine normal hale getirecektir.

Nasıl mı? Artık her şey dijitale doğru daha da hızlı ilerliyor. İş hayatımızdan tutun özel hayatımıza kadar bu böyle. Dijital platformlarda toplantıların gerçekleşmesi, üretim sürecinin Endüstri 4.0 ile dijitalleşmesi, temassız ödeme sistemlerine, dijital bankacılık, dijital paralara olan ilginin artması, market alışverişinin bile sanal mağazalardan yapılması gibi dijitale ait birçok ürün hayatımızın artık bundan sonraki normali haline dönüştü bile.


İCATLAR İHTİYAÇLARDAN ORTAYA ÇIKAR

Koronavirüs salgını İnovasyonuda beraberinde getirdi ve bir pandemi endüstrisi de oluşmasını sağladı. Her sektör kendi uzmanlık alanında bu salgından korunabilmek veya etkileşime girme oranını minimuma indirebilecek inovatif çözümlere yönelmeye başladı.

Gökçelik olarak bizde bir market zinciri talebine istinaden market kasalarında kasiyer ve müşteri temasını ortadan kaldıracak bir ürün geliştirdik ve 1000’e yakın market kasasında uygulandı.

İcatlar ihtiyaçlardan ortaya çıkar ve insanlar bu adaptasyon sürecinde inovatif çözümlerle işlerini ilerletebilmenin yollarını arayarak yeni ürünlerle karşımıza çıkacaklar.


FİNANSMAN ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE ARTIK TAMAMEN DİJİTALLEŞECEK

Hali hazırda hızla gelişen teknoloji, malum Koronavirüs salgınından sonra daha da hızlandırılmış olarak finans sektörünü de inovatif çözümler bulma yönünde etkileyecek. Kredi kartı gibi en yaygın ödeme araçlarından biri bile artık dinozor bir teknoloji olarak kalacak diyebiliriz.

Her konuyu uzaktan yönetebilme iştahı finans konusuna da el atacaktır. Banka ve faktöringlerin mobil ve internet uygulamalarının yanı sıra yapılması gündeme gelen elektronik çek uygulaması bile ticarette özellikle e-imza ile birlikte ıslak imzanın ve kaşenin tamamen ortadan kalkarak kağıtlardan ziyade “Big Data” nın oluşmasına elverişli bir zemin haline gelerek özellikle de vakitten kazanım hedeflenecek.


HERKESİN ANLAYIŞLI VE ÖZVERİLİ OLMASI GEREKİYOR

Devletimizin açıkladığı, gündemde olan Kısa Çalışma Ödeneği, KGF Kredisi gibi destekler var fakat şu an sanayiciler bu konulardan ziyade “Herşeyden önce sağlık” düşüncesindeler. Fakat tabi ki çarkların durması her iki tarafında karşılıklı anlayış ve özveri içerisinde olmasını gerektiriyor.

Şirketlerin her sene yeniledikleri büyüme planları, genişleme stratejileri, kârlılık hedefleri kısacası her şey insan sağlığı karşısında anlamsız ve önemsiz bir hale dönüştü. Birçok Avrupa ülkesinde sokağa çıkma yasağı nedeniyle çarklar durdu, fakat devletler vatandaşlarının bu durumdan çıkmasını sağlayacak altyapıyı vatandaşlarına sunacaktır.

Ancak öncelikli olarak elimizden geldiği kadar “Evde Kal” çağrısına uyarak kişisel hijyenimize ve sosyal mesafeyi korumaya özenle dikkat edelim.

Sağlıklı günler dilerim.